AÇIK ÖĞRETİM LİSESİ EDEBİYAT-4 KONU ANLATIMI

Türk Edebiyatı 4 ÜNİTE I

Ord. Prof. Dr. Fuad KÖPRÜLÜ
Türk Edebiyatı Tarih
Sadeleştirilerek ve kısaltılarak alınmıştır.
M. Fuad Köprülü, Türkiye’de ilk defa özellikle tarih ve edebiyat tarihi incelemelerinde bilimsel yöntemleri ortaya koymuş bir bilim adamıdır. Onun ortaya koyduğu yöntemler bütün bilimsel çalışmalarda esas alınmış ve yapılan çalışmalar bilimsel temellere oturmuştur.


İSLAM UYGARLIĞI ÇEVRESİNDE GELİŞEN TÜRK EDEBİYATI
XI. ve XII.yy İslamiyet ve Türk kültürü
Manas Destanı:
– Kırgızların geleneklerini, ahlak ve aile hayatlarını, dünya ve hayat görüşlerini anlatması açısından önem taşımaktadır.
– Genellikle 7’li, 8’li hece ölçüsüyle söylenen bu destanda yarım uyaklar ve mısra başlarında görülen aliterasyonlar vardır.
– Manas Destanı’nı dünyaya tanıtan Çokan Velihanov’dur
– Alman Türkolog Prof.Radof, Manas Destanı’nı Kırgızlar arasında yaptığı derleme çalışmalarından sonra 1885’te yayımlamıştır.

İSLAMİ DÖNEMDE İLK DİL VE EDEBİYAT ÜRÜNLERİ (XI. – XII. YY.)
Kutadgu Bilig:
– Kültür tarihimizi aydınlatabilecek düşünceleri, toplumun değer yargılarını, insanın evrensel boyuttaki problemlerini alıp işlemektedir.
– Karahanlılar dönemi ilk edebiyat ürünüdür
– Balasagun’da doğmuş Yusuf Has Hacip’in İslam dünyasında pek çok örneği görülen pendnâme (öğüt kitabı) geleneğinin Türkçedeki ilk ve en güzel örneklerinden biridir.
– Kutadgu Bilig’in bütünü 6645 beyitten oluşmuştur. Büyük bir kısmı beyitlerle yazılmıştır. Her beyit kendi içinde uyaklıdır. Arada dörtlüklere de rastlanmaktadır.
– Kutadgu Bilig, aruzla yazılan ilk eserlerdendir.
– Eser Hâkâniye Türkçesiyle kaleme alınmıştır.
– Eser Kün Toğdi (doğru yasalıg” hükümdar”), Ay Toldi (saadet, kut-vezir), Öğdilmiş (anlayış- vezirin oğlu) ve Odgurmiş (hayat ve dünyanın sonu-vezirin oğlu veya oğlunun arkadaşı)’ın kendi aralarındaki konuşmalarına dayanır.
– Kutadgu Bilig, bir siyasetname olarak adlandırılır.

Atabetü’l Hakâyık (hakikatin eşiği):
– Edip Ahmet Yüknekli tarafından XII. Yy da Çağatay lehçesiyle yazılmış ve Emir Muhammed’e sunulmuştur.
– Atabetü’l Hakâyık, Allah’a, Peygambere, dört halifeye ve eserin sunulduğu beye övgü ile başlar.
– Kitapta 102 dörtlük ve 40 beyit vardır.
– Dörtlükler bilgi, dil, cömertlik, cimrilik, alçakgönüllülük, kibir, hırs, yumuşak huyluluk, zamanın bozukluğu, konularını içerir.
– Beyitlerde kaside tarzı uyak düzeni, dörtlüklerde aaaba, ccdc, eefe uyak düzeni kullanılmıştır.
– 484 mısradan oluşan eserde edep, ahlak, töre ve dinî konularda öğütler verilmiştir.
– İslami Dönem Türk Edebiyatı’nın elde bulunan ikinci eseridir.

Divân-ı Lügat’it Türk (Türk dillerinin karşılaştırmalı sözlüğü)
– Kaşgarlı Mahmut,1072 yılında Bağdat’ta yazıp bitirerek Abbasi Halifesi Ebul Kasım Abdullah’a sunmuştur.
– İçinde dil bilgisi, ağız ve şive özellikleri, halk edebiyatı örnekleri, tarih ve coğrafya bilgileri olan Ansiklopedik bir sözlüktür.
– Türkçenin ilk sözlük ve dil bilgisi kitabıdır.
– Kitaptaki Türkçe sözcüklerin sayısı 7500’dür.

Divan-ı Hikmet:
– Dinî- tasavvufi Türk edebiyatının kurucusu Hoca Ahmet Yesevî tarafından XII. yüzyılda yazılmış, Orta Asya Türkçesinin en etkili ve en güzel eserlerinden biridir.
– Kitap, biçim yönünden koşma nazım şekline benzeyen “Hikmet” adı verilen şiirlerden oluşur.
– 12’li ve 14’lü hece ölçüsüyle yazılan bu şiirlerde genellikle yarım uyak kullanılır.
– Yaratılış, dünya, olgun insanın özellikleri, var oluşumuzun nedenleri, dinî hikâyeler yer almaktadır.

OĞUZ TÜRKÇESİNİN ANDOLU’DAKİ İLK ÜRÜNLERİ (XIII. – XIV. YY.)
İlahi:
– Yunus Emre, XIII. yüzyılın en büyük tasavvuf şairidir.
– İlahilerinde Tanrı aşkını, insan sevgisini ve hoşgörüyü yansıtmıştır.
– Başta ilahi olmak üzere nefes, münacaat, nutuk, sathiye adı verilen şiirlerinde büyük bir ustalıkla Tanrı sevgisini işlemiştir.
– Dinî-tasavvufi Türk edebiyatında şiirlerin genel adı ilahidir. Bu ilahilere, Bektaşiler-nefes, Mevleviler-âyin, Gülşeniler-topuğ demişlerdir.
– Dinî-tasavvufi Türk edebiyatında hem hece hem aruz ölçüsü kullanılmıştır.

Gazel:
– XIV. yy önde gelen şairlerinden olan Ahmedî’nin şiirlerinde yaşadığı dönemin izlerine rastlarız.
– Ahmedî, İran edebiyatındaki incelikleri Türk edebiyatına büyük bir ustalıkla uyguladı
– Ahmedî’nin iskendername, Cemşid ü Hurşit mesnevileri ile Divan’ı bulunmaktadır.

Battalname:
– XIII. yy da Anadolu’nun fethedilerek İslamlaştırıldığı dönemde yapılan kahramanlıkları anlatan Seyyid Battal Gazi Destanı’dır.
– Destan kahramanı Seyyid Battal Gazi ve Malatya Beyi Ömer’dir.
– 7000 beyitlik bir destandır.
– Bu yy da yazıya geçirilen eser Türklerin yiğitliklerini, Hristiyanlarla yaptıkları savaşları anlatır.
– Eski edebiyatımızda romanın yerini tutan Battalname, Saltukname, Danişmendname, Müslimname denilen uzun kahramanlık hikâyeleri vardır.

Dede Korkut hikayeleri:
– XV. yy da Müslüman Oğuz Türklerinin iç ve dış savaşları sosyal hayatından, gelenek ve göreneklerinden bölümler anlatılır.
– Eserde geçen Oğuz hükümdarı Bayındır Han’dır.
– Dede Korkut Kitabı’nın Dresten ve Vatikan’da olmak üzere iki nüshası vardır.
– Eserin içinde, her biri ayrı bir bütün oluşturan 12 tane hikâye yer almaktadır.
– Destan-Hikaye özelliği taşıyan metinlerden oluşur, bazı kahramanlar olağan üstü güce sahiptir.
– Kilisli Muallim Rıfat, Orhan Şaik Gökyay, Muharrem Ergin ve Cevdet Kudret, Dede Korkut Hikâyeleri üzerinde çalışmalar yapmışlardır.

Danişmendname:
– XIII. yy da yazıya geçirilmiştir
– Danişmendlilerin kurucusu Battal Gazi torunu Melik Danişmend Gazi Ahmed 6.Ali’nin Anadolu seferi ve savaşlarını konu alır.
– Fuat Köprülü tarafından yayımlanan Danişmendname metninde kahramanlar tasvir edilmektedir.
– II. Murat’ın buyruğuyla İbn-i Alâ’nın eserini daha yalın bir dille ve manzum parçalar da katarak on yedi bölüm hâlinde yeniden kaleme almıştır.
– Danişmendname, Türk ve İslam kültürünün birleştiği destansı bir halk romanıdır.

Mesnevi:
– Divan edebiyatı nazım şekillerinden mesnevi, modern öykü ve romanın yerini tutan önemli bir türdür.
– İran edebiyatından alınan mesnevi, aşk, tasavvuf, din, ahlak, tarih, macera yiğitlik ve mizah temalarını içerir.
– Aşkı en güzel işleyen mesnevilerin en başta gelenlerinden biri de Leylâ ve Mecnûn’dur.
– Leylâ ve Mecnûn mesnevilerinin, edebiyat dünyasında benzersiz bir eser sayılanı Fuzulî’nin yazdığıdır.
– Mesnevilerde her beyitin dizeleri kendi arasında uyaklıdır. aa bb cc
– Türk edebiyatında tanınmış mesneviler: Kutadgu Bilig / Yusuf Has Hacip, Çarhnâme / Ahmet Fakih, Garibname / Âşık Paşa
Mesnevî / Mevlâna Celâleddin-i Rumî, Risaletü’n Nushiyye/ Yunus Emre, Harnâme / Şeyhî, Mevlid / Süleyman Çelebi, Leylâ ve Mecnûn / Fuzulî, Edirne Şehrengizi / Keçecizâde İzzet Molla, Hayriyye, Hayrabat / Nâbî, Hüsn ü Aşk / Şeyh Galip

Öğretici Metinler:
– Dinî, ahlaki, felsefi, sosyal, edebî, estetik gibi konularda bilgi,öğüt vermek için yazılan manzum eserler didaktik (öğretici) tir.
– Edebiyatımızda ilk öğretici manzume Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig’idir. Edip Ahmet Yükneki/Atabetü’l- Hakâyık, Ahmet Yesevî / Hikmet’i, Yunus Emre / Divan-ı Risâletü’n Nushiye’si ile divanındaki şiirleri, Mevlâna / Mesnevî, Âşık Paşa / Garibnâme, Nabi / Hayriye, Sünbülzâde Vahbi / Lütfiye’si edebiyatımızın önemli öğretici metinleri arasında yer alır.
– Öğretici şiirin en güzel örneklerini verenlerden biri de Mehmet Âkif’tir.

Gazel:
– Nabi: XVII. yüzyılda yazdığı didaktik şiirleriyle divan şairleri arasında özel bir yere sahiptir.
– Gazelde nazım birimi beyittir.
– Uyak düzeni: 1.aa(Matla Beyit) 2.ba 3.ca 4.da 5.ea(Makta Beyit)
– Gazelin birinci beytine doğma, doğuş anlamına gelen “matla”, son beytine kesik kesilmiş anlamına gelen “makta” beyti, en güzel beytine de beytü’l gazel denir.
– Makta beytinde şairin adı ya da takma adı (mahlas) geçer.
– Gazelde bir tek konu işleniyorsa yekahenk, bütün beyitleri aynı güzellikte değerde aynı güçte ise yekâvaz gazel denir.
– 2 çeşit gazel vardır: 1. Düz gazel: Dizelerin ortasında iç kafiye bulunmayan gazeldir. 2. Musammat gazel: Beyitlerde dize ortalarında da beytin birinci dizesinin son sözcüğüne uygun olarak uyak kullanılırsa bu tür gazellere musammat gazel denir.

Kaside:
– Divan edebiyatı nazım şekillerinden kaside, bir övgü şiiridir
– Nefi: XVII. yüzyılda yazdığı kaside ve hicviyelerle ön plana çıkmış divan şairidir.
– Beyit sayısı 33- 99 arasında değişir. Uyak düzeni gazel gibidir. İlk beyitine matla, son beyitine makta, şairin adının geçtiği beyite taç beyit, en güzel beyitine de beytü’l – kasid denir.
– Kaside 6 bölümden meydana gelir: 1. Nesîb veya teşbîb 2. Girizgâh Medhiye: Bu bölümde kasidenin sunulduğu kişi övülür.
– 4. Tegazzül 5. Fahriye:Şairin kendisini övdüğü bölümdür. 6.Dua
– Kasideler konularına göre adlandırılırlar. Allah’ın birliğini anlatırsa tevhit, bağışlanmasını dilerse münacaat, Hz. Peygamber’i anlatırsa naat, bir kimseyi över ise methiye, kötü taraflarını belirtirse hicviye, bir kimsenin ölümünden duyduğu üzüntüyü belirtirse mersiye adını alır.

Rubai:
– İranlılarda Ömer Hayyam, Araplarda Ömer bin Ferid, Türk edebiyatında da Haletî, (1570-1631) rubai ustalarıdır. XVIII. yüzyılın büyük şairi Nedim’e “Haletî evc-i rubaide uçar anka gibi” dedirtecek kadar ustadır Haletî.
– Rubai türünün en verimli şairi olan Haletî, rubailerini Rubaiyat-ı Haletî adlı bir kitapta toplamıştır.
– Rubai, dört mısralık divan edebiyatı nazım şeklidir. Dört dörtlük anlamına gelir. Birinci, ikinci ve dördüncü mısralar kendi aralarında uyaklı, üçüncü mısra ise serbesttir.
– Rubai vezinleri de denilen aruz kalıplarının sayısı 14’tür..
– İlk üç mısra düşünceyi hazırlar. Asıl verilmek istenen düşünce dördüncü mısrada çarpıcı bir şekilde söylenir.

Şarkı:
– XVII. yy şairlerinden Nedim, Lale Devri’nin İstanbul’unu yansıtan şiirleriyle tanınmış usta şairlerimizdendir.
– Musammat: Klasik edebiyatımızda nazım birimi beyittir. Ancak üç, dört, beş, altı, yedi.. mısralı bendlerden oluşan nazım şekillerinin genel adı musammattır.
– Musammatın en yaygın olanı dört mısralı bentlerden oluşan murabbadır. Murabbanın geliştirilmesiyle şarkı ortaya çıkmıştır.
– Şarkı: Bestelenmek üzere yazılan ve dört mısralık bentlerde oluşan nazım biçimine şarkı denir.
– Şarkının en yaygın biçimi murabbaya benzeyen yani “aaaa / bbba / ccca” kafiye düzeninde yazılanıdır.

Murabba:
– Murabbanın konusu genellikle aşk, sevgi, övgü, yergi, sitem ve özlemdir.
– Murabba aruzun her kalıbıyla yazılabilir. Halk edebiyatımızdaki koşmaya benzer.
– Bent sayısı 3-7 arasında değişir.
– Murabba-ı mütekerrir: Birinci bendin dördüncü dizesi her bendin sonunda tekrarlanıyorsa buna denir.
– Uyak düzeni şöyledir: aaaa, bbba, ccca, ddda
– Nazım şekilleri arasında tek kıtadan oluşan kıta rubai ve tuyuğ gibi şiirler de vardır.

Terkibibent:
– Terkibibent, bentlerden kurulan nazım şeklidir. Her bentte iki bölüm vardır. Terkiphane bölümü en az beş beyitten oluşur.
– Vasıta: Her terkiphanenin sonunda bentleri birbirine bağlayan ve tek beyitten oluşan ikinci bölüme vasıta adı verilir. Buna vasıta beyti ya da bendiye de denir.
– Terciibent: Bu beyit bölümleri anlamca birbirine bağlar. Vasıta beyti her bendin sonunda yineleniyorsa bunlara denir.

Halk şiiri:
– Şairlere Türk kavimleri arasında Kam, Baksı, Oyun, Şaman ve Ozan demişlerdir.
– Halk şiirinin nazım birimi dörtlük, vezni ise hece veznidir. Çok az olmakla beraber aruz vezninin kullanıldığı da görülür.
– Halk şairlerinin “parmak hesabı” denilen hece ölçüsü, dizelerdeki hece sayısının eşit olmasıdır.
– Tekdüzeliği önlemek, şiirde belli bir ses uyumu oluşturmak amacıyla kalıplar/ dizeler belli parçalara ayrılır. Dizelerin bu ayrılma yerlerine “durak” adı verilir.
– Türk şiirinde 3 heceliden 16 heceliye kadar çeşitli ölçüler kullanılmıştır. Şairlerimiz hece ölçüsünün daha çok 7’li 8’li, 11’li
kalıplarını 6 + 5 = 11 tercih etmişlerdir.
Aladır gözlerin / siyahtır kaşın-Karacaoğlan:4+4=8
Aşkı odu / ciğerimi-Şerefoğlu:4+4
Kurtulamam / üç nesnenin / elinden-Gevheri:4+4+3
– Halk şiirinde genellikle yarım uyak kullanılır. Uyak çeşitleri yarım, tam, zengin, tunç ve cinaslı olmak üzere beş çeşittir
Halk şiirinde yaygın olarak ele alınan konular
a. Doğa ve insan güzellikleri / güzellemeler: Bereket var toprağında taşında=Dadaloğlu
b. İnsan ve başka varlıkları eleştirme / taşlamalar: İlim ilim bilmektir=Yunus Emre
c. Kahramanlıklar, savaşlar / koçaklamalar: Belimizde kılıcımız kirmâni=Dadaloğlu
d. Ölen kişi veya kişiler / ağıtlar: Suya gider al yazması başında=Anomim
e. Nasihat / Öğüt: Dinle sana bir nasihat edeyim

Anonim halk şiiri:
Anonim halk şiirinin özellikleri: Sözlü bir edebiyattır, Halkın konuşma dili gibi yalındır, Nazım birimi dörtlüktür, Manzum eserlerde ölçü hece ölçüsüdür, Daha çok yarım uyak kullanılmıştır, Aşk, ölüm, hasret, yiğitlik, gurbet gibi konular işlenmiştir.
Mani:
– Mâniler, genellikle yedi heceli dört dizeden oluşmuş şiirlerdir.
– Uyak düzeni “aaba” şeklindedir. Yani ilk iki dize ile son dize birbiriyle uyaklı, üçüncü dize ise serbesttir.
– Mânide anlatılmak istenen duygu ve düşünce son iki dizede söylenir.
– Dört dizesinde de hece sayısı eşit olan mânilere düz mâni denir.= Dereler dolmasaydı
– İlk dizesi yedi heceden daha az olan mânilere kesik mâni denir. =Güle naz

Türkü:
– Türküler üçer ya da dörder dizeli bentler ve her bendin sonunda tekrarlanan bağlama ya da kavuştak denilen nakarat dizelerinden oluşur.
– Ölçüleri 7’li, 8’li veya 11’li hece ölçüsüdür.
Türkü grupları:
– Ezgilerine (bestelerine) göre: bozlak, kayabaş, türkmâni…
– Bentlerdeki dize sayılarına göre: üçleme, dörtleme, beşleme…
– Konularına göre: aşk, ayrılık, çoban-doğa türküleri, tören-düğün türküleri, ölüm, askerlik türküleri, oyun havaları
– Türküler kimi araştırmacılarca söylendikleri bölgelere (Urfa havaları, Eğin havaları vb.) göre de sınıflandırılmıştır.
– Aliş adlı Rumeli türküsü ağıt türkülere örnektir.

Aşık Tarzı Halk Şiiri:
– XV. yy günümüze kadar gelen bu edebiyatın şairleri arasında Köroğlu, Kul Mehmet, Karacaoğlan, Âşık Ömer, Gevherî, Bayburtlu Zihnî, Seyrânî, Dertli, Emrah ve Âşık Veysel’i sayabiliriz.
– Âşık tarzı halk şiirinin en çok kullanılan nazım şekilleri koşma ve semaidir.
– Nazım birimi dörtlüktür. Ölçü, hecenin 7’li, 8’li, 11’li kalıplarıdır. Bazı şairler klasik Türk şiirinin etkisiyle aruz ölçüsünü de kullanmışlardır. Şiirlerde daha çok yar›m uyak tercih edilmiştir.

Koşma:
– Türk halk şiirinin temel biçimlerinden olan koşma, dört dizeli dörtlüklerden oluşur.
– Koşmanın uyak örgüsü: 1. xa xa, bbba, cca… 2. abab, cccb, dddb… 3. aaab, cccb, dddb şekillerinde olabilir
– Koşmalarda yarım uyağın kullanımı daha yoğundur, hecenin 6+5, 4+4 + 3 ve 4+3, 4+4 kalıplarıyla söylenir.
– Gidiyorum gündüz gece” dörtlüğüyle Âşık Veysel halk şiirinin son büyük isimlerindendir.

Semai:
– Erzurumlu Emrah, adını en çok yazdığı semailerle duyurmuş halk şairlerimizdendir.
– Halk edebiyatı nazım şekillerinden semai’nin hece ve aruzla yazılan iki çeşidi vardır.
– Heceyle yazılan semai, şekil açısından koşmaya benzer.
– Uyak şeması: xaxa/abcb,/dddb, / eeeb, …. şeklindedir.
– Semai’lerde tabiat güzellikleri sevgi, aşk, ayrılık vb. konular işlenir, özel bir ezgiyle söylenirler, koşmaya göre daha hafif, daha uçarı bir havası vardır.

Halk hikâyeleri:
Halk hikâyeleri iki bölümde toplanmıştır:
1. Sevda hikâyeleri: Kerem ile Aslı, Âşık Garip, Emrah ile Selvi, Elif ile Mahmud, Tahir ile Zühre vb
2. Kahramanlık hikâyeleri: Köroğlu, Kirmanşah vb

Göstermeye bağlı edebî metinler / temaşa (karagöz, Meddah, orta oyunu, köy seyirlik oyunları)
Türk halk tiyatrosu:
1. Gölge Oyunu (Karagöz):
– Bir Karagöz oyunu; giriş, muhavere, fasıl ve bitiş bölümlerine ayrılır.
– Karagöz oyunu, hayalî veya hayalbaz denilen bir kişi tarafından oynatılır ve seslendirilir.
– İlk kez XIX. Yy da yazıya geçirilmiş Karagöz’ün bütün oyunları Cevdet Kudret’in “Karagöz” adlı kitabında toplanmıştır.
– Başlıca Tiplemeler: Karagöz, Hacivat, Çelebi, Zenne, Tiryaki, Beberuhi, Matiz, Külhanbeyi, Tuzsuz Deli Bekir, Rumelili, Kastamonulu, Bolulu, Kayserili, Aydınlı, Trabzonlu, Harputlu, Acem, Arnavut, Yahudi, Rum, Acem…
2. Meddah: Meddahlık, bir oyuncunun tek başına hazırlayıp sunduğu bir seyirlik oyundur.
– Sahne ve dekor yoktur, özel bir kıyafeti, sahne düzeni bulunmaz, anlatım bütünüyle ses taklidine dayanır
3. Orta oyunu: Müzik, raks, şarkı, taklit ve muhavereden oluşan orta oyunu kol oyunu, meydan oyunu adlarıyla da anılır.
– Yazılı bir metin yoktur.
– Orta oyununda: Pişekâr, Kavuklu, Frenk ve Zenne aynı kişilik ve kıyafetlerle çıkarlar.
– Orta oyunu giriş, muhavere (söyleşmek) fasıl ve bitiş bölümlerinden oluşur.
Tezkire:Divan edebiyatında çeşitli devirlerde yaşayan şairlerin kısaca hayat ve eserlerinden söz eden kitaplara “Tezkire” veya “Tezkire-i şuara” (şairler tezkiresi) adı verilir.
– Edebiyatta ki bazı tezkireler: Gülşen-i şuara, Tuhfe-i Na’ilî, Adab-ı Zurafâ, Kınalızâde, Rıza, Yumnî, Belig, Silahtar, Esrar Dede Tezkiresi, vb.
Seyahatname:
– Evliya Çelebi: Türk edebiyatında seyahatname türünde en önemli eser, Evliya Çelebi’nin “Seyahatname”sidir. Büyük ve eşsiz eserinde bize XVII. yy Türkiye’sinin sanatını, tarihini coğrafyasını, folklorunu geleneklerini, göreneklerini ayrıntılarıyla verir.
– Ahmet Resmi Efendi: Prusya Büyük elçiliğiyle görevlendirilir ve Berlin’de gördüklerine genişçe bir yer ayırarak Prusya Sefaretnamesi adıyla bir seyahatname yazmıştır.
– Dünya edebiyatının seyahatnameleriyle tanınmış kişiler: Venedikli Marco Polo (1254- 1324) ve Arap seyyahı İbn Battuta’dır.
İlmî metinler:
– Kâtip çelebi: XVII. yy Osmanlı İmparatorluğunun çok yönlü yazarlarından ve düşünürlerinden biridir.
– Eserleri: Cihannuma, Fezleke, Keşfu’z- zunün, Tuhfetü’l- kibar, Fi esfari’l bahar
– Japonya’da ahlak ve adalet adlı yazısında Japonların giyinişlerini, geçim yollarını, yiyeceklerini, içeceklerini, ziyafetlerini ve konuk ağırlamaları ile ilgili ayrıntılı bilgi vermesi yönünden öğretici (didaktik) Osmanlı metinleri içinde önemli bir yere sahiptir.

Dinî metinler: Kaygusuz abdal (1341 – 1444?): Eserlerinde ilahi aşkı ve mutlak varlığı işleyen Kaygusuz Abdal eserlerinde tasavvufi konuları işlemiştir. Amacı tasavvufu öğretmektir.
Önemli eserlerinin başında gelen Dilgüşa gelir